Archive for Kasım, 2012

Muhammed Mustafa (SAV) Akrostiş Şiir

Muhammed Mustafa (SAV) Akrostiş Şiir Çalışması

MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

Melek gibi bir insandır kendisi,
Uhudda müslümanları savunan bir tanesi,
Hala sevgiyle özlediğimiz nur tanesi,
Adı bile geçse alır götürür içimizi…
Mekkede doğunca o nurlu güzel,
Muhammeddi adı tam ona özel,
Evvel de yaşadı bu nurlu güzel,
Delip geçti kalbimizi, Çünkü o bir PEYGAMBER…

Mekkeyi fethetti fatih oldu,
Uhudda savaştı bir lider oldu,
Savaştan savaşa koştu durdu,
Tertemiz ahlakıyla örnek oldu.
Ahlakı çok güzeldi seviliyordu,
Fethettiği gönülleri ağlatıyordu,
Adını tarihe yazdı, son Peygamber oldu…

Salih amellerle doldurdu içimizi,
Adını duyanın çözüldü dizi,
Ve görmeden sevdik biz MUHAMMEDİ…

Burak Sivaslı
www.akrostissiirrler.net

Kader Götürse Bizi Akrostiş Şiir

Kader Götürse Bizi Akrostiş Şiir Çalışması

KADER GÖTÜRSE BİZİ

Kader bir çırpıda silinemeyecek kadar büyük olan aşktır
Aşk dediğin şey ise acı çekmededn olmaz
Dertlere şifadır yanlızlık ve düşünce
Ererler muradına mutlu olanlar
Razı olan kaderine çeker acısını

Gözlerinden akmasın tek damla yaş
Ölmesin içimizdeki bu aşk
Terör estirir içimizde durmaz
Ümitler kesilmez yaşarır her bir baş
Ruhumu alsalar vermem yine tek söz kelime
Ümidimi kesmem beklerim seni yine sene sene
Rahat uyu yerinde sen
Senden tek damla yaş süzülmesin gözünden
Erer muradına çok seven birisi

Birazda sen çek acısını aşkın
İnsan gibi medeni ol ve çık karşıma deli
Zekalı bir insan hata yapmaz yeri gelir
İnanki sensiz uyku girmez gözlerime

Asude İclal YALÇINER
www.akrostissiirler.net

Erken Kutlanan Barış Farklı Bir Savaştır Akrostiş Şiiri

Erken Kutlanan Barış Farklı Bir Savaştır Akrostiş Şiiri

Mehmet Çoban’a aid güzel bir akrostiş şiir çalışması bu sayfada.!

Erken bulduğumu düşünürüm
Rüzgârın fısıltısını, konuşmasını
Kendimi kaybettiğimi düşünürüm
En gerekli yerde, yitirmişim aklımı
Ne zaman, nasıl düşüneceğim bilmeden

Kutlanan bir şey gördüğümde
Ulu orta konuşmalar dinlerim
Tutuklu kalmış yüreklerden
Lirik, hüzünlü şarkılar dinlerim
Ayın karanlığından aydınlığa
Ne zaman güneş doğacak diyenlere
Ay aydınlığında muştular sunarım
Ne zaman gerçekleşeceğini bilmeden

Barış, zeytin dalı, güvercin gagasında
Albenili imge olduğundan beri mısralara
Rüzgârlar, nedense sürekli ters esiyor
Islanmış göz pınarımdan süzülürken duygular
Şakaklarımda bir çöküş yaşarım hayatın içinden
,Virgül atarım hayatıma, geleceğe geçmişimden

Farklı duygular yaşarım her anımda
Acele verilmiş kararlar arifesinde
Rıza göstermediğim her şey kapıda
Kum tanelerini serper gözlerime
Limon sıkılır düşlerimin içine
Istırabı yaşarım yaralı kalbimde

Bir heyula gibi yükselir hayatın gerçekleri
İncinen duygular, idealler, hayaller üzerine
Ruhumun bütün derinliklerinde yaşarken çelişkileri

Savaştır insanın çatlamış duygularına seslenişi
Aralıksız sürendir, yer, bitirir kendi kendini
Vaat edilmiş, vaat ettiği tüm duygular coşkunca
Ağızlarda dolaşır, savaş bitti, yaşasın barış diye
Şok baskınları vardır düşler üzerine, acımasızca
Tertip edilmiş zafer kutlamalarının kurnazlığında
Issız, karanlık kalplerin tuzakları kurulur
Razı olunmayan, erken barış kutlamalarında
. Noktalanmamış bir savaş yürütülür azgınca

Erken kutlanan barış, farklı bir savaştır.

Mehmet Çoban




Bu Sitede Ticari Faaliyet Yürütülmez